3 Ekim 2009 Cumartesi

DARBE YASAL OLMALI

Bilinçsiz bir darbe karşıtlığı ve demokrasi yandaşlığı almış başını
gidiyor. Batı, emperyalizm, gizli faşizm, gizli ırkçılık beste
yazıyor, insanlık söylüyor, en güzel sesiyle hem de; ayıla bayıla
zevkten. Oh ne güzel küreselleşme, ne güzel çağdaşlaşma.

Bence darbe de anayasal düzeni silahlı ya da silahsız zorla yıkmaya
çalışmak da yasal olmalı.

12 eylül darbecileri, darbeden önceki Türk Ceza Kanunu'nu
uyguladılar, farklı bir ceza kanunu uygulamadılar.

Aynı ceza kanununu, siyasi parti demek olan, hatta anonim bir şirket
bile demek doğru olabilecek siyasi partilerin kurdukları ve sonuçda
birer çıkar topluluğu olan hükümetler uygularsa, yani siviller yani
takım elbiseliler uygularsa; demokrasi; yaşamını yurdu, ülkeyi,
ulusu canı pahasına korumaya adamış askerler yani üniformalılar
uygularsa darbe, diktatörlük, faşizm oluyor, öyle mi? Faşizmin
tanımı ne kadar da çok değişmiş ben görmeyeli.

Anayasayı sivil hükümetler de değiştiriyor. Yani iyi bir bilimsel
anayasayı, darbeciler getirdi diye darbe ve anayasaları kötü; kötü
bir anayasayı, demokratik seçimle başa gelen hükümetler getirdi diye
demokrasi, o hükümetler ve o anayasa iyi olacaksa, bence hukuk ve
demokrasi her şeyden önce kendi değerlerini gözden geçirmeli.

Silah zoruyla, anayasal düzeni yıkmaya çalışmak için örgütlenmek
bile suç olmamalı bence; zaten yıkabilirlerse kıral ya da kıraliçe
kendileri olacağından kimse onları yargılayamaz!

Yani; olsa ki demokrasiyle başa gelmiş hükümet; zina yapan kadın
taşlanacak, hırsızın elleri kesilecek gibi yasalar çıkarsa; bu,
demokrasi olacak ama zina yapan kadınlar taşlanmasın, hırsızların
elleri kesilmesin diye darbe yapan ordu suçlu, diktatör, faşist,
demokrasi düşmanı olacak, öyle mi?

Yani; Abd ordusu idam cezasını getirip ''demokrasi'' örneği veren
''demokratik'' hükümetine karşı ; idam cezası kalksın diye darbe
yapsa; hükümet yani siviller demokratik; var olan düzen de demokrasi
olacak ama yapılan darbe faşistlik, demokrasi karşıtlığı,
diktatörlük olacak, öyle mi?

Yani ordular; işçi, memur, dul ve yetim maaşları az, yükselsin diye
darbe yapsa; faşist, diktatör olacaklar ama düşük ücretle yaşamaya
insanları mahkum eden düzen; seçimle, oyla başa geldi, sivil diye
demokratik olacak, öyle mi?

Hükümetler, ülkelerini; yabancı ülkelere satsalar; yasal, sivil,
seçimle işbaşına geldiler diye demokratik, yasal, hukuki ve bu
satışları yapmaya hakları olacak; ama buna karşı çıkıp darbe yapan
yurtsever ordular ya da subaylar diktatör, faşist, demokrasi düşmanı
olacak, öyle mi? Ah güzel Vahdettin'i mi Atatürk boşuna yıkmış
desenize. Adam hukuki, yasal, sivil bir iktidardı çünkü.

Bence darbe yani anayasal düzeni silah zoruyla da silahsız da
devirmeye kalkmak suç olmamalı ki eğer gerçekten haklı nedenleri
varsa.

Ve darbeler asla işkence, zulüm, insana saygısızlık, haksızlık
içermemeli. Darbenin tek suçu bu olmalı. Darbeciler
cezalandırılacaksa bundan cezalanmalı; yoksa darbe yaptıkları için.

Her şeye demokratik açılımların olduğu bu dönemde ben de düşüncemi
sunayım dedim.

Avrupa'dan ceza kanunu almaya gerek yok; ben size güzel bir ceza
kanunu yaparım; öyle ki Avrupa Birliği bile telif hakkını almaya
gelir.

Türkleri, Türklüğü küçümsemek; en büyük cezadır Türkiye'ye.

Zaten başımıza ne geldiyse; bundan geldi.

Atatürk hala bunu anlatamadı...

İzin verin bari ben anlatayım.

Batı'ya bakmayın siz. onlar Atatürk'e de, Hz. Muhammed'e de
diktatatör derler ama asıl diktatörün hatta en kötü diktatörün
kendileri olduğunu gizlerler. Onlar Türklere de barbar derler ama
tarih kimin barbar olduğunu oldukça iyi biliyor.

Çıkmış kitabım olmadığına bakmayın; ben, henüz yayınlanmış bir
kitabı olan yazar olmasam da yani kitapsız bir yazar olsam da gerçek
bir yazarım. Sanmayın ki bu ülkede yalnızca Orhan Pamuk, Elif Şafak
gibi yazarlar var.

Necdet Gürçiftçi

Saygılarımla.

2009-eylül